Pedagog Gözüyle

"İLGİ OBEZİ" ÇOCUKLAR

Gelişen ve değişen yaşam koşullarında çocuklar kendilerine aile içinde öyle bir yer belirlemeye başladılar ki! Anne – babaların yoğun çalışma koşulları, çocuklarıyla birlikte çok fazla vakit geçirememe, onların büyümelerini kaçırıyor olma duygularını öylesine kullanır hale geldi ki çocuklar. Anne – babayı yutuyor ve işten arta kalan zamanlarının tamamını kendilerine vermelerini istiyorlar.

Oysa ki, kişilik gelişiminde, bağımsız olma becerisinin kazanılmasında, özgüven duygusunun yerleşmesinde, kendisinin bir şeyler yapabildiğini de görmesi önemlidir. Ebeveyn başlangıçta suçluluk duygusu ile çocuğun her şeyini kendisi yapmaya çalışırsa, en ufak zorluk ve sorunda çocuğu yerine hemen çözüm bulursa, çocuğunun yerine düşünmeye başlarsa, uydu görünümlü – bağımlı çocukların yetişmesi işten bile değildir.

Başlangıçta ebeveynin hoşuna giden bu durum zaman geçtikçe onları boğmaya başlar. Öyle ki, kendilerine ayıracak beş dakikalarının olmadığından yakınmaya başlarlar. Her koşulda çocukları onlarsız bir şey yapmayı istemezler; kızmamak gerek, insan öğrenmediği bir şeyi yapmak istemez ve bilmez. Çocuk kendi kendine oynamayı öğrenememiştir, kendine yetmeyi bilmez, çünkü hep yanında çok iyi bir arkadaş olmuştur. Kendi, sorunları çözmede başarılı olamaz, bu güne kadar hep annesi – babası O’nun yerinde çözüm bulmuştur. Yuvada arkadaşı ile arasındaki sorunu anlatınca, “Ben öğretmeninle konuşurum, nasıl sana böyle bir şey yapar arkadaşın?” cümlesinin yerine; “Sen bu sorunu kendin öğretmeninle konuşarak çözümleyebilirsin.” olumlu motivasyonu çocuğa özerklik ve güven kazandırır. Kendi yetilerinin farkına varmasını sağlar.

Çok küçük yaştan (1.5 yaşından itibaren) çocukların motor gelişimleri, kendi yemeklerini yemeğe, üstlerini başlarını giyip çıkartmaya olanak verir. Ne kadar çok egzersiz yaparlarsa, bu gelişimleri o kadar çabuk olur, fırsat vermek gerekir. İkinci ve sonraki çocukların gelişimleri birincilere göre daha hızlıdır genelde. Önlerinde örnek vardır, taklit ederler ve onlara daha çok fırsat verilir. Akşam uykuya geçiş zamanları çocuklarla ebeveynin paylaşım yaşayacakları güzel bir zamandır. Yanında oturup, uzanıp, bir masal okumak, günü konuşmak ne güzeldir. Ancak çocuklar doyumsuzdur, 10 masal dinleyen ve bunu anlatan ebeveyn biliyorum. Neden? Sınırı siz koyacaksınız ve baştan bir masal okuyup bitireceğinizi kararlı bir şekilde ifade edeceksiniz. Düşünebiliyor musunuz, günün yorgunluğu ile size 10 masal okutan çocuğunuzun sizin ilgi ve sevginizi nasıl hortum gibi çektiğini! Hep daha fazlasını isterler, işin kötüsü bütün hayatları boyunca böyle ilgi ile karşılaşmayacakları için de hayal kırıklıkları yaşarlar.

Birlikte olduğunuz süreç içinde mutlaka kendinize ayıracak zamanınız olduğunu öğrenmelidirler. Gazete veya kitap okumanız, istediğiniz filmi seyretmeniz, bir akşam eşinizle yemeğe çıkmanız, sinemaya, tiyatroya gitmeniz gibi… Çocuklardan izin alamadığı için sinemaya, tiyatroya, yemeğe gidemeyen ebeveyn tanıyoruz. Böylesine “çocukerkil” olmuş aileler teslim bayrağını çoktan çekmiş demektir. Çocuklar elbette ilgimizin, sevgimizin merkezindedirler ancak koşulsuz, şartsız tüm hayatımızı yönetmemelidirler. Bu duyguyla beslenen çocuklar doyumsuz, daha çok, daha çok diyen, başka bir deyişle “ilgi obezi” çocuklar durumuna gelmektedirler.

Hayat biz yetişkinlerle baki değil, her zaman söylenildiği gibi “Çocuklarımıza balık yemeği değil, balık tutmayı öğretmeliyiz.” Bu arada çocuklarımızla olan ilişkimizi de sağlıklı tutmak için kendimizi de iyi tutmalı, kendimize zaman ayırmalı, zaman zaman şımartmalı ve doyurmalıyız. Dingin ve dengeli bir ruh sağlığı, çocuğumuzla olan ilişkimizin çok daha sağlıklı gelişmesine yardımcı olur.

Her şeyde olduğu gibi ilgi ve sevgide de denge…

Sevgiyle kalın…
Begonvil Çocuk Evi
Pedagog Funda Ayra

Pedagoğumuzun Tüm Yazıları

- Hayır Diyebilmek ve Sınırları Belirleyebilmek

- “İlgi Obezi” Çocuklar!

- Kendimizi onun yerine koyuyoruz. ( Empati )

- Anne - Baba - Çocuk İlişkileri